Ekonomi

Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı: Elektrikli araçlarla karbon ayak izini sıfırlamak mümkün değil

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, otomotivin, dünyadaki karbon ayak izini sıfırlaması için başka teknolojilere ihtiyacı olduğunu belirterek, “Elektriklilerle yalnızca bunu yapamayacağız gibi duruyor. Zaten firmalarda da yoğun bir şekilde hidrojen ve benzeri konularda aslında devam eden çalışmalar var.” dedi.

Eroldu, düzenlediği basın toplantısında, otomotiv sektörünün yılın ilk çeyrek karnesini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin öngörülerini paylaştı.

Yılın ilk çeyreği sonuçlarında ihracatta ve üretimde geçen yıla göre artış kaydettiklerini dile getiren Eroldu, Türk ekonomisine katkılarını artırarak devam ettikleri ocak-mart dönemini geride bıraktıklarını söyledi.

Küresel elektrifikasyon sürecine ilişkin müşteri ana beklentilerinin çok kısa şarj süresine sahip araçlar olduğunu aktaran Eroldu, araçların şu anda bu beklentiyi karşılayamadığını vurguladı.

Eroldu, Almanya’da teşviklerin kaldırılmasıyla beraber yüzde 18 olan elektrikli araç payının yüzde 11’e, Avrupa ortalamasında da yılın ilk 2 ayında yüzde 14,6’dan yüzde 11,5’lere gerilediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Keza Türkiye’de de teşviklerin devam etmesine rağmen yüzde 7,5 olan elektrikli penetrasyonunun ilk 2 ayda yüzde 7,1 seviyesine geldiğini görüyoruz. Yani burada büyümeden çok 2023 rakamları ya devam edecek veya önümüzdeki aylarda daha net göreceğiz ama belki de aşağıya doğru bir seyir olacak gibi duruyor şu anda. Yani aslında bu tablonun bize söylediği, tam elektrikli araçların tüketicinin hayatına girmesinin biraz daha uzun zaman alacağı.

Bununla ilgili bir başka konu da elektrifikasyon sürecinde özellikle madenlerin durumu. Bunun tamamen elektrikli araçlara dönüşümü için de lityum, nikel ve benzeri materyallerden de dünyada yeterince olması lazım ama bu yeterince var mı ve bu dağılmış durumda mı?”

Eroldu, otomotivin dünyadaki karbon ayak izini sıfırlaması için başka teknolojilere ihtiyacı olduğunu ifade ederek, “Yani bu elektriklilerle yalnızca bunu yapamayacağız gibi duruyor. Zaten firmalarda da yoğun bir şekilde hidrojen ve benzeri konularda aslında devam eden çalışmalar var. Otomotiv sanayisinde hep konuştuğumuz ciddi bir değişim ve dönüşüm söz konusu ama bu değişim ve dönüşüm biraz daha zaman alacak ve farklı boyutlara da evirilecek gibi duruyor.” diye konuştu.

“En büyük teşvik aslında pazarın kendisi”

OSD Başkanı Eroldu, Çinlilerin Türkiye’ye ithalat değil, yatırım yapmaları gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bazı Çin otomotiv yatırımlarının Avrupa’ya kaydığını gördük. Bence bu durumun ana konularından bir tanesi pazara yakınlık diye düşünüyorum. Yani bunun başka izahı olmaz. Çünkü Avrupa Birliği’ne girmek açısından Türkiye’de yatırım yapmakla İspanya’da yatırım yapmak arasında bir fark yok. Yani sonuçta biz de Gümrük Birliği’ndeyiz, İspanya’da Gümrük Birliği’nde.

Fas’a gitse diyeceğim ki Fas’ta kral var, kral nakit para veriyor yatırımcılara, işte nakit teşvikler var, ondan etkileniyor ama İspanya ve Macaristan gibi ülkelerde böyle benim bildiğim nakit teşvikler de yok. Özellikle İspanya’da hiç yok böyle bir şey. Yani dolayısıyla teşvikler anlamında ‘İspanya Türkiye’den daha fazla teşvik ediyor.’ diye de bir şey yok. Hani o açıdan da ‘Türkiye’de teşvik olmadığı için gelmiyorlar veya teşvikler seviyesi yeterli değil.’ diye de bir konu yok. Yani burada bence tek şey şu anda pazara yakınlıktan dolayı bunu yapıyorlar.”

Türkiye’de otomotivde büyük bir potansiyel bulunduğuna dikkati çeken Eroldu, “Bunu da kabul etmek lazım. Yüzde 80 ÖTV’nin olduğu bir yerde 1 milyonluk bir pazar var. Şimdi göreceli olarak bu vergiler aşağı indirilse bence, ben hep şeyi söylüyorum, yani en büyük teşvik aslında pazarın kendisi. Pazar büyük olup ürününüz de doğruysa sizin için gerçek teşvik orada.” değerlendirmesinde bulundu.

“(Ticari araç üretiminde) Türkiye olarak birinciliğe devam edeceğiz”

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’nin ticari araç üretiminde dünyada 2. sırada olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Ticari araçta liderliğimizi geçen yıl kaybettik ama burada bir istisna olay oldu. Biliyorsunuz OSD üyelerimizden bir tanesi fabrikasında bir değişikliğe gidip fabrikasını daha büyük üretime hazırlıyor. O yüzden de 2023 yılında bir kesintisi oldu. Aslında tamamen ondan kaynaklı. Yaptıkları anlaşma paralelinde üretime başladıkları zaman, zaten İspanya ile aramızda 30 bin adetlik bir fark var yani çok az bir fark var. O yüzden bu geçici, bir tesisimizde yaşanan kendini daha fazla büyümeye adapte etmesinden dolayı yaşanan bir kesintiden kaynaklandı. Dolayısıyla önümüzdeki sene o düzelecektir ve Türkiye olarak birinciliğe devam edeceğiz inşallah.”

Otomotiv pazarında nisanda bir daralma yaşanacağını tahmin ettiklerini anlatan Eroldu, ?bu ayın çok indikatif olmadığını, bayram tatili nedeniyle çalışma gününün az olduğunu belirtti.

Eroldu, “Yıl için ise şöyle söyleyebilirim, mart temposuna baktığımız zaman 1,3-1,4 milyon olarak görünüyordu. Bu nisanı referans kabul edip onun üzerinden hesap yaparsanız, burası yine 1 milyon görünüyor. Pazarın ne tarafa doğru gideceği için mayıs ayı daha indikatif olacaktır diye düşünüyorum.” dedi.

Kur üzerinden rekabetçilik fikrinin doğru olmadığını, rekabetçiliğin verimlilik üzerinden olması gerektiğini vurgulayan Eroldu, otomotiv sanayi ve otomotiv tedarik sanayi olarak çok büyük bir rekabetçilik sorunlarının bulunmadığını sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu